BLOGGER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BLOGGER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2016 Pazartesi

Domain Nereden, Nasıl Alınır? Nelere Dikkat Edilmelidir?

Domain Nereden, Nasıl Alınır? Nelere Dikkat Edilmelidir?

domain

Özel alan adı yani domain konusu çok istendi, çok soruldu, çok araştırıldı biliyorum. Blogunuzda kendi alan adınızı kullanma konusunu yazmadan önce ilk adım olan domain seçme ve domain satın alma konusu üzerinde durmak istiyorum.

Domain yani alan adı seçimi konusunda dikkatli davranmalısınız çünkü blogunuzun alan adını canınız her istediğinde değiştiremezsiniz. Teknik olarak belki mümkün ama alan adı değiştirmek size ziyaretçi, Google sıralaması ve itibar kaybı olarak geri döner. Bu nedenle alan adınızı bir kez, dikkatli bir şekilde seçin ve blogunuz bundan sonraki yaşantısına hem o alan adıyla devam etsin.



Domain (alan adı) seçerken dikkat edilmesi gerekenler

1. Çok uzun olmamalı

Blogunuzun ismi ile aynı alan adına sahip olmak zorunda değilsiniz. Blogunuzun ismi çok uzun olsa bile alan adınızı daha kısa tutmanız akılda kalıcılık ve paylaşımlarda kolaylık nedeniyle önemlidir. 

2. Telaffuzu kolay olmalı

Telaffuzu kolay domainler daha akılda kalıcı, paylaşılmaya daha müsait ve markalaşmak için daha uygundur. Örneğin telefonda bir arkadaşınıza blogunuzun adresini söylerken hiçbir karışıklığa mahal vermeyecek, karşınızdakinin tk söyleyişte kolayca anlayaağı bir domain tercih etmelisiniz.

3. Anahtar kelime içermesi önemlidir

İlk iki faktör daha çok psikolojik faktörlerdi. Bu ise SEO faktörü. Domainde hedef anahtar kelime geçmesi, o blogun konusu direkt belli ettiği için arama sonuçlarında büyük avantaj sağlar. Eğer mümkünse hedef anahtar kelimeyi içeren bir domain tercih edin. Örneğin moda ile ilgili bir blogunuz varsa domainde moda kelimesinin geçmesi moda aramalarında size fayda sağlar.

4. Sicili temiz bir domain seçin

Alan adı satın alırken o alan adının almaya uygun olması, daha önce kullanılmadığı anlamına gelmez. Bu alan adı daha önce başka kişiler tarafından kullanılmış, Google’dan ve AdSense’den ban yemiş olabilir. Bu nedenle alan adını almadan önce sicilini araştırmanızı şiddetle öneririm. Bunu nasıl yapabileceğinizi yazının devamında okuyabilirsiniz.

5. Mümkünse Com uzantı tercih edin

Bir alan adının .com, .net, .org gibi uzantıları pek çok uzantısı olabilir. Bazıları ucuz olduğu için .xyz gibi garip alan adlarını satın alabiliyor. Fakat bilinmesi gerekir ki .com uzantılı domainler her zaman daha fazla trafik getirir ve psikolojik olarak daha etkilidir. Tabi eğer bütçeniz varsa tüm uzantılarını almanız ve taklitlerinize karşı önlem almanız iyidir

6. Sadece harf içerisin

Blogunuzun isminin “moda kalbi” olduğunu düşünün. Sırf iki kelimeli diye araya – koyarak moda-kalbi.com şeklinde bir domain almanız gerekmez. Bunun yerine bitişik olanı yani modakalbi.com tercih etmelisiniz. (Böyle bir site gerçekten var mı yok mu bilmiyorum. Örnek vermek için şuan uydurdum :)) Ayı şekilde domainlerde 1,2,3 gibi rakamları da kullanmanızı önermem. 

Bir domainin geçmişi nasıl araştırılır?

Yukarıdaki kriterler doğrultusunda bir alan adına karar verdikten sonra bu alan adının sicilini araştırmamız gerektiğini söylemiştim. Bunun için şu işlemleri yapabilirsiniz:

- Banned Check:  Bu aracı kullanarak her hangi bir web sitesinin AdSense veya Google tarafından ban yiyip yemediğini kontrol edebilirsiniz. Yapmanız gereken şey sayfanın alt tarafındaki kutuya domaini yazıp submit butonuna basmak.

- Wayback Machine: Bu aracı kullanarak her hangi bir sitenin yıllar önce bile kaydedilmiş hallerini görebilirsiniz. Böylece alacağınız domainin daha önce nasıl bir site için kullanıldığını, kötü bir izlenimi olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.

Blogger İçin Alan Adı (Domain) nereden ve nasıl alınır?

Domain almak için GoDaddy, İsimtescil ve IHS gibiyerli ve yabancı pek çok aracı firma var. Fiyatlar da hemen hemen aynı. Fakat ben kullanım kolaylığı ve Blogger’a kolayca uygulanması nedeniyle IHS’den alan adı satın almanızı öneririm. Zira satın aldığınız alan adını Blogger blogunuza uygulamayı da IHS üzerinden anlatacağımı belirtmek isterim.

IHSden domain satın almak için şu adımları izleyin: 

1. IHS ana sayfasına giderek almak istediğiniz alan adını sorgulatın..
2. Alan adı müsait ise sepete ekleyin.
3. Kaç yıllığına alacağınızı seçip devam edin.
4. IHS üyeliğini tamamlayıp ödeme yöntemini seçin ve satın alma işlemini tamamlayın.

Gerekli bilgiler ve detaylar e-mail adresinize gönderilecektir. 

Artık bir alan adınız ver önümüzdeki günlerde yayınlayacağım detaylı bir yazı ile bu alan adını blogunuzda nasıl kullanacağınızı öğreneceksiniz.

27 Mart 2016 Pazar

Bedava Domain

Bedava Domain (Ücretsiz Alan Adı) Nasıl Alınır?

Ücretsiz domain (bedava alan adı) almak, özellikle web işlerine yeni başlayanların en çok ihtiyaç duydukları ve aradıkları konudur. Bir proje yapılacaktır ama elimizde domain yoktur. Bu durumda imdadımıza ücretsiz domain veren siteler yetişiyor. Önceleri çok daha yaygın olan bu siteler, domain kayıt ücretlerinin ucuzlamasıyla azaldı.

Bedava domain veren siteler genellikle kendi domainlerinin subdomaini (alt alan adı) olarak verirler domaini: subdomain.domain.com gibi. Birçok site, verdiği bedava domainde, kendi reklamlarını yayınlamaktadırlar.


Ücretsiz alan adı (bedava domain) veren siteler:

www.tr.cc : tr.tc uzantılı bedava domain veren Türkiye'den bir site.

www.smartdots.com : net.tc, eu.tc gibi onlarca domain seçeneğinden birinin seçerek ücretsiz alanadınızı alabilirsiniz. Birçok profesyonel özelliği bulunan bir sistem ve isterseniz ücretsiz bir şekilde reklamları kaldırabiliyorsunuz.

www.co.cc : co.tc uzantılı bedava domain veren bir site.

www.freedomain.co.nr : co.nr uzantılı bedava domain veren bir site.


Yukarıdaki siteler, önde gelen ücretsiz domain siteleridir.

Eğer ciddi bir proje düşünüyorsanız, bedava domain size uygun değildir. Daha çok bu işe çok yeni başlayanların tercih ettikleri bedava domain yerine 15 TL ödeyerek com, net, org vs. uzantılı kendi domaininizi almalısınız.
   

Metreyle Satılan Yazılım

Metreyle Satılan Yazılım

404,error,404 error,404 hata
Şuan okuyacaklarınız ülkemizde yasaların nasıl işlediğini ve devlet kurumlarının nasıl çalıştığını anlatması bakımından önemli. Eğer olur da bir gün yolunuz devlet dairelerine düşerse, en basit işlerin, nasıl karmaşık hale geldiğini, hiç bir önemi olmamasına rağmen formalite icabı yapılan işlerin yaratmış olduğu sıkıntıyı daha iyi anlayacaksınız.

1992 yılında Netaş’ın ilk yazılım ihracatı yapılırken, Netaş’ın Ar-Ge direktörü olan Ali Akurgal’ın yaşadığı ilginç bir anısı.

1992 yılında, yâni topu topu 23 yıl önce, Netaş’ta ilk yazılım ihracatını gerçekleştirdik. Hazırlanan bir yazılım paketini; o zaman internet falan yok, çatıdaki çanak marifeti ile, vallahi de billahi de müthiş bir hız olan 128kb/s ile, İngiltere’ye uydu üzerinden tuşa basıp yolladık. Faturayı da pullu posta ile yolladık. 2 milyon dolar bankaya geldi, kasaya koyduk.
.
Aradan 3–4 ay geçti, vergi memurları geldiler. Dediler ki, “siz bir fatura yollamışsınız, 2 milyon dolar.” Evet, dedik. “bu para ödenmiş.” dediler. Evet, dedik. “Ama mal çıkışı yok, bu hayali ihracat.” dediler! Bunun üzerine vergi memurlarını Ar-Ge’ye aldık, bir bilgisayarın başına oturttuk. “Şu ‘enter’ tuşuna basar mısınız?” dedik. Biri bastı; sonra “ne oldu” diye sordu. “300 bin dolarlık ihracat yaptınız, bunun da faturasını yollayacağız, o da ödenecek.” dedik. Adam suça ortak olmuş olduğu için çok kötü oldu. sonra yazılım nasıl yazılır, uydu bağlantısı nedir, bu ne kadar para eder bunları gezdirip gösterip anlattık. Adamlar “çok iyi anladık ama mal çıkışı olması lâzım, mevzuat böyle.” dediler. Bunun üzerine dedik ki: “Biz bu yazılımı banda kaydedelim (o zaman CDyok, hatta kaset bile yok, yarım inç makaralı bant kullanılıyor) onu yollayalım.” Adamlar bir çözüm bulmuş olmanın sevinci ile “tamam dediler, kaydedin yollayın.”
.
İhraç ettiğimiz yazılımın kaydı iki makara etti. Bunlar paketlendi ve gümrük komisyoncusuna verildi. Komisyoncu, bunları gümrüğe götürdü ve ihracat işlemine başladı. Gümrük memuru, işlemi yapmış ve bir noktada sormuş: “Tırlar nerede?” Komisyoncu da “Tır mır yok hepsi bu iki zarf.” demiş, Masanın üzerindeki teyp bantlarını göstermiş. Gümrük memuru “bu iki zarf 2 milyon dolar edemez, ben bu işlemi yapamam.” demiş, bırakmış. mahkemeye gidildi, bilirkişi heyeti kuruldu, bizim o iki makaradaki yazılımın 2 milyon dolar edip etmeyeceğini (nasıl baktılarsa?) inceledi. Neyse ki, eder dediler de hayali ihracattan kurtulduk.
.
Bu sefer, aynı komisyoncu, aynı gümrük memuruna aynı iki makarayı “2m$ eder mahkeme kararı” ile götürüp işlemi yeniden başlattı. Ancak, gene işlem sırasında, ihraç malının birim fiyatı, miktarı ve toplam fiyatının girilmesi gerekiyor. Mevzuat öyle. Ne yapsınlar, iş daha uzamasın diye bakmışlar zarfta teyp bandı var, bir makarada kaç metre bant vardır diye kestirmişler, makarası 1.000 metreden 2.000 metre yazılım ihraç etmiş olmuşuz. (alıntıdır)

25 Mart 2016 Cuma

1000+ Blog Yazısından Sonra Öğrendiğim 8 Ders

bu yazı bloghocamdan alıntıdır iyi okumalar

Bu yazı, teknojest.com sahibi Poyraz Şahin tarafından Blog Hocam için yazılmıştır. 

2009 yılından beri blog yazarlğı yapıyorum ve şimdiye kadar 1000’in üzerinde blog yazısı paylaştım. Elbette bu kadar yazı yayınlarken kimi zaman ne yazsam sorusuna kolayca cevap verebildiğim gibi kimi zaman da kara kara düşünüp öylece dakikalarca bilgisayarın ekranına bakmışlığım oldu.

Elbette ilk yazımla son yazım aynı kalitede olmadı. Her yazımda bir şeyler öğrendim ve kendimi biraz daha geliştirdim. Bu kadar yazı yayınlayan birisi olarak sizlerle paylaşacak tavsiyelerim olduğu için böyle bir yazı hazırlamak istedim.

İşte size 1000+ blog yazısından sonra öğrendiğim 8 ders :

1 – Hakkında yazdığınız konuyu öncelikle sevmelisiniz

Eğer kaliteli içerik sunmak ve kaynak bir yazı ortaya çıkarmak istiyorsanız ilk olarak o konuda hakim olmalı ve yazmaktan usanmamalısınız. Okuyucularınıza, yazdığınız yazınızla liderlik etmek istiyorsunuz fakat daha siz yazıyı benimsememişsiniz ! Emin olun okuyucularınız da bunu anlayacaktır. 

Neden internette en çok kadın – moda blogu var ve en çok da bu tür siteler bir müddet sonra kapanmaya yüz tutuyor ? Çünkü bayanların yazıları paylaşma ve reklamlara tıklama isteği daha fazla olduğunu düşünen modayla ilgisi olmayan erkekler büyük bir hevesle hakim olmadıkları konularda yazarlar. Bir müddet sonra makale sayısı azalır, içerik kelime sayısı azalır ve blog artık güncellenmemeye başlar!

Emin olun internette hala açıkta olan direkt anahtar kelime analizi yapılmadan yayınlanmış konular var. Fakat tamamen ilgi alanım dışı olduğu için kalkışmak istemedim. Eğer blogunuzu tek başınıza yönetiyorsanız ne yazdığınız konusuna tam hakim olun ve içerik yazmaktan usanmayın.

2 – Yazmak için önce okumalısınız

Yazdığınız kategoriyi sevmeniz için bir başka neden. Elbette sizinle aynı niş de yazan onlarca blog vardır. Onların yazılarını takip ederek kendi yeni yazılarınız için fırsat oluşturabilirsiniz. 

feedly

Örneğin ben teknoloji ve blog yazarlığı konusunda feedly servisini kullanarak onlarca blogu takip ediyorum. Kendimi gelişen olaylar karşısında güncel tutmaya çalışıyorum. Siz de bir takip aracı oluşturarak kategorinizdeki yeni gelişmeleri yakından izleyerek blogunuzu güncel tutabilirsiniz.

3 – Hemen hemen her şey hakkında yazı yazılmıştır gerçeğini unutmayın

Eğer şimdiye kadar hiç yazılmamış bir niş arıyorsanız size diyeceğim tek şey: Bol Şans!
  • Tumblr de açılmış blog sayısı 286 milyon!
  • Wordpress de ki blog sayısı 41 milyon!
  • Blogger da ki blog adedi 200 milyon üzeri
Bu size neyi ifade ediyor ? Yazılmamış konu-kategori hakkında beyhude çalışma içerisinde olmayın’ı işaret ediyor. Fakat bu durum sizin şevkinizi kırmasın! Çünkü sizin hedefiniz yazılmamış olanı yazmak değil konu hakkında daha iyi yazmak olmalı.

Eğer daha iyisini yazmaya odaklanırsanız herkesin alkışlayacağı içerik oluşturmanız hiç de zor olmayacaktır.

4 – Kaliteli içerik oluşturmak düşündüğünüzden daha çok zaman alabilir

uzun-zaman

Belki internette 1000 kelime ve üzeri 1 saatte nasıl yazabilirsiniz şeklinde blog yazıları okumuşsunuzdur. Eğer siz de bu zaman diliminde içerik oluşturabiliyorsanız ne güzel! Fakat daha uzun sürüyorsa üzülmeyin, yalnız değilsiniz. Yazacağınız konuya göre değişen bir “zaman sürme” durumu mevcut. 
  • Ne kadar araştırma yapmalı
  • Konuya ne kadar hakimsiniz
  • Kaç tane resim eklemelisiniz
  • Yazı uzunluğu ne kadar olmalı
Faktörleri sizi zaman bakımından etkileyecektir. Bazen hem araştırıp hem yazmak durumunda kalabiliyoruz. O yüzden kaynak niteliğindeki yazıları 2-3 gün hatta 1 hafta içerisinde tamamladığım da oluyor.

5 – Yaşadığınız bir problem varsa onun hakkında yazın

Eğer blog kategorinizdeki bir konuyla alakalı bir problem yaşıyorsanız işte size fırsat. Aynı problemi başkaları da yaşayabileceği için o konu hakkında yazmanız onlara da yol gösterecektir.

Birebir problemi yaşayan birisi de olduğunuz için her bir detayı atlamadan yazacaksınızdır. Bu daha kaliteli içerik oluşturmanızı sağlayacaktır.

6 – En iyisini yazsanız bile yazınızı pazarlamalısınız

Eğer yazınızın en iyisini olmasını istiyorsanız sadece içeriği hazırlayıp insanların onu bulmasını bekleyemezsiniz ! Yazınızın reklamını yapmalısınız. Bu kural herkes için geçerli. İster blog hayatına yeni başlayan birisi olun isterseniz onuncu yılınızı devirin yazınızı insanlara ulaştırmaya çalışmalısınız. Ne hakkında yazdığınızın önemi yok, sosyal medya, mail ve forumları kullanarak yazınızı fazla kişiye ulaştırabilirsiniz.

7 – Konuk yazarlık hala işe yarıyor

Belki şu yazıyı Blog Hocam da yazana kadar harcadığım vakitle kendi blogumda en az 2 farklı yazı yazabilirdim! Ama blogların çok yazıdan yayınlamaktan öte kaliteli bloglar tarafından önerilmeye ihtiyacı var. Bunun en önemli şekli de konuk yazarlık
Blog Hocam için oluşturduğum bu yazı hem benim link almamı hem de Blog Hocam okuyucuları tarafından keşfedilmemi sağlayacak. 
Siz de kategorinizdeki otoriter bloglarda sesinizi duyurmayı asla ihmal etmeyin! En temiz ve en doğal şekilde kendinizi yeni okuyucuların karşısına çıkarma yöntemi olan konuk yazarlık uygulaması emin olun işe yarıyor.

8 – Ne yazacağınız hakkında tıkanabilirsiniz, dert etmeyin !

Dakikalarca anlamsız bir şekilde bilgisayar erkanına baktığınız oldu mu ? Benim oldu. Çoğu kez ilham gelmesini bekleriz fakat nafile. Bu durum sadece kendiniz yazıya başlarken göstermeyebilir de. Yazıya başlarsınız fakat bir türlü yazıyı bitiremezsiniz. Taslak olarak çok yazı bırakmışlığım da vardır. 

Böyle bir durumda blog yazısı yazmak yerine mail yazınblogları yorumlayınforum da soruları yanıtlayın. Parmaklarınızdan kelimeler döküldükçe yazacağınız yeni yazı için antrenmanınızı tamamlamış olacaksınız.

Son Sözler

Umarım blog hikayem boyunca öğrendiğim dersler sizin de başarılı olmanızı sağlar niteliktedir. Peki siz blog yazarlığı boyunca ne tür dersler öğrendiniz ?

23 Mart 2016 Çarşamba

Blogcular İçin Süper Hizmetler

blogger hizmetleriBlogunuz için çok düşük fiyatlara çok güzel hizmetler bulabileceğiniz bir platformu tanıtmak istiyorum. 

Sitenin ismi Bionluk. Adından da tahmin edeceğiniz gibi bi onluk yani 10 TL karşılığında çeşitli freelance kullanıcıların yer aldığı bir platform ve gerçekten aklınızın ucundan bile geçmeyecek hizmetler satın alabiliyorsunuz.



Sitenin İşleyişi Ve Güvenilirliği

İşinize yarayacak bir hizmet bulduktan sonra satıcı ile görüşmeler yapılır ve işin bedeli sistemin havuzuna aktarılır, direkt kullanıcıya değil. Siz işi teslim alıp onayladıktan sonra havuzdan satıcının hesabına aktarılır. Böylece satıcının sizin dolandırma veya kandırma riski sıfırdır.

Örnek teşkil etmesi açısından bloggerlar için faydalı olduğunu düşündüğüm birkaç hizmetten bahsetmek istiyorum. 

SEO Hizmetleri

SEO çalışmalarında kapsamında backlink kazanmak ve blogunuzun tanıtımını yapmak için forum ve sözlük tanıtımı, backlink paketleri, SEO danışmanlığı, SEO analizi gibi hizmetler bulabilirsiniz.

Sosyal Medya Tanıtımları

Bu kategori altında blogunuzun tanıtımını on binlerce takipçisi olan Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya hesaplarında tanıtacak hizmetleri bulabilirsiniz.

Logo Tasarımı

Blogunuz için yüksek çözünürlüklü, vektörel ve profesyonel logo ve banner tasarımları yaptırabilirsiniz.

Wordpress Hizmetleri

Wordpress kurulumundan tasarıma, teknik destekten ayarlara kadar pek çok Wordpress hizmeti bulabilirsiniz.

Makale Hizmetleri

Blogunuza içerik üretecek zamanı bulamadığınızda kullanmak üzere, özgün içerik ve makale hizmetleri bulabilirsiniz.

Animasyon Hizmetleri

Blogunuzun daha dikkat çekici olması için size özel animasyonlar, introlar, video tanıtımları gibi oldukça profesyonel çalışmalar yaptırabilirsiniz.


Üye Olun, Hizmet Satın - Hizmet Alın

Siteyi gezdiğinizde, verdiğim örneklerin dışında ilginizi çekecek daha pek çok hizmet ve ürün olduğunu fark edeceksiniz. Üstelik siz de bir profil oluşturarak kendi hizmet veya ürünlerinizi sunabilir, para kazanabilirsiniz.

Unutmayın, hizmet satın almak veya satış yapabilmek için kayıt olmanız gerekmektedir. 

Bionluk.com’da satış yapan BH Takipçileri!

Sizin de bionluk.com’da profiliniz varsa ve satış yapıyorsanız linkini yorum bölümünden paylaşabilirsiniz.
Normalde Blogger bloglarda sayfalar arasında geçiş yapmak için önceki kayıtlar – sonraki kayıtlar linkleri kullanılır. Örneğin her bir sayfada 5 kayıt göstermeyi seçtiyseniz blgunuzun ana sayfasında en son yayınladığınız 5 yazınız görünür. Ondalardan önce yayınladığınız 5 yazınızı görmek için de önceki kayıtlar linkine tıklanır.

Fakat Blog Hocam’da ve bazı bloglarda göreceğiniz gibi önceki kayıtlar – sonraki kayıtlar linklerinin yerinde numaralar var. Sayfalar numaralandırılarak ziyaretçinin blogda dolaşması kolaylaştırılmıştır.

Bu yazıda 2016 yılının teknolojisine uygun, HTML5 uyumlu olan Blogger sayfa numaralandırma eklentisini blogunuza nasıl ekleyeceğinizi anlatacağım.

blogger sayfa numaralandırma eklentisi


!!! Eğer kodlar konusunda deneyimli değilseniz her ihtimale karşı şablonun yedeğini almanızıöneririm. 

1. Adım: İlk olarak eklentinin CSS kodlarını şablona ekleyeceğiz. Bu kodlar üzerinde oynama yaparak eklentinin renklerini ve yazı boyutlarını değiştirebilirsiniz. CSS kodlarını şablona eklemek için Blogger kumanda panelimize gidip Şablon > HTML’yi Düzenle diyerek şablonumuzun kodlarının olduğu bölümü açacağız. Burada Ctrl+F tuş kombinasyonunu kullanarak açılan aram kutusunun da yardımıyla  <b:skin>...</b:skin> yazan bölümü bulup 1 kez tıklayacağız. Böylece o bölüm genişleyecek ve tüm CSS kodları gözükecek. Ardından </b:skin> kodunun hemen üzerine şu CSS kodları yapıştıracağız.

 /* Blogger Sayfa Numaralanadırma Eklentisi – Blog Hocam*/
.navipager{clear:both;margin:0;text-align:center;font-weight:bold;color:#fff !important;}
.navipager span,.navipager a{padding:5px 15px;margin-right:3px;display:inline-block;color:#fff !important;background-color:#9cd9d5;line-height:1.6em}
.navipager .current{color:#fff !important;background-color:#9cd9d5;}
.navipager .current,.navipager .pages{color:#fff !important;background-color:#9cd9d5;}
.navipager a:hover{color:#fff !important;background-color:#f1583b;}
.navipager .pages {margin:0 -1px 0 0}



2. Adım: Şimdi yine şablonun kodlarında <b:widget id='Blog1' locked='true' title='Blog Kayıtları' type='Blog'> satırını bulup bunun hemen altına şu kodları ekleyeceğiz. 
  
  <b:includable id='navi-pager'>
<div class='navipager'>
<script type='text/javascript'>
var pageNaviConf = {
perPage: 7,
numPages: 5,
firstText: &quot;Başa Git&quot;,
lastText: &quot;Sona Git&quot;,
nextText: &quot; &#9658; &quot;,
prevText: &quot; &#9668; &quot;
}
</script>
<script type='text/javascript'>
//<![CDATA[
function pageNavi(o){var m=location.href,l=m.indexOf("/search/label/")!=-1,a=l?m.substr(m.indexOf("/search/label/")+14,m.length):"";a=a.indexOf("?")!=-1?a.substr(0,a.indexOf("?")):a;var g=l?"/search/label/"+a+"?updated-max=":"/search?updated-max=",k=o.feed.entry.length,e=Math.ceil(k/pageNaviConf.perPage);if(e<=1){return}var n=1,h=[""];l?h.push("/search/label/"+a+"?max-results="+pageNaviConf.perPage):h.push("/?max-results="+pageNaviConf.perPage);for(var d=2;d<=e;d++){var c=(d-1)*pageNaviConf.perPage-1,b=o.feed.entry[c].published.$t,f=b.substring(0,19)+b.substring(23,29);f=encodeURIComponent(f);if(m.indexOf(f)!=-1){n=d}h.push(g+f+"&max-results="+pageNaviConf.perPage)}pageNavi.show(h,n,e)}pageNavi.show=function(f,e,a){var d=Math.floor((pageNaviConf.numPages-1)/2),g=pageNaviConf.numPages-1-d,c=e-d;if(c<=0){c=1}endPage=e+g;if((endPage-c)<pageNaviConf.numPages){endPage=c+pageNaviConf.numPages-1}if(endPage>a){endPage=a;c=a-pageNaviConf.numPages+1}if(c<=0){c=1}var b='<span class="pages">Sayfa '+e+' / '+a+"</span> ";if(c>1){b+='<a href="'+f[1]+'">'+pageNaviConf.firstText+"</a>"}if(e>1){b+='<a href="'+f[e-1]+'">'+pageNaviConf.prevText+"</a>"}for(i=c;i<=endPage;++i){if(i==e){b+='<span class="current">'+i+"</span>"}else{b+='<a href="'+f[i]+'">'+i+"</a>"}}if(e<a){b+='<a href="'+f[e+1]+'">'+pageNaviConf.nextText+"</a>"}if(endPage<a){b+='<a href="'+f[a]+'">'+pageNaviConf.lastText+"</a>"}document.write(b)};(function(){var b=location.href;if(b.indexOf("?q=")!=-1||b.indexOf(".html")!=-1){return}var d=b.indexOf("/search/label/")+14;if(d!=13){var c=b.indexOf("?"),a=(c==-1)?b.substring(d):b.substring(d,c);document.write('<script type="text/javascript" src="/feeds/posts/summary/-/'+a+'?alt=json-in-script&callback=pageNavi&max-results=99999"><\/script>')}else{document.write('<script type="text/javascript" src="/feeds/posts/summary?alt=json-in-script&callback=pageNavi&max-results=99999"><\/script>')}})();
        //]]>
</script>
    </div>
    </b:includable>
  
  
3. Adım: Son olarak <b:include name='nextprev'/> kodunu bulup siliyoruz ve bunun yerine şu kodları yapıştırıyoruz. 
  
     <b:if cond='data:blog.pageType == "index"'>
        <b:include name='navi-pager' />
        <b:else/>
        <b:if cond='data:blog.pageType == "archive"'>
            <b:include name='navi-pager' />
        </b:if>
    </b:if>
  
  

!!! Eklentinin düzgü çalışması için dikkat etmeniz gerekin önemli bir nokta var. Her sayfada kaç yazı görünmesini istiyorsanız 2. adımdaki kodlarda kırmızı ile gösterdiğim yere o sayıyı yazıyorsunuz. Ardından Blogger kumanda panelinde Yerleşim > Blog Kayıtları > Düzenle yolunu takip ederek ana sayfadaki kayıt sayısı bölümüne aynısını yazıyorsunuz.
ALINTIDIR BLOGHOCAM

Google Algoritma Çiftliğini Yakından Tanıyalım

google algoritmaKullanıcılara en uygun ve en kaliteli içeriği sunmak isteyen Google’ın yüzlerce farklı faktöre bağlı algoritması var. Google algoritmasında önemli bir güncelleme yaptığında bu güncellemeye bir isim verir. 

Sektörü takip edenler son zamanlarda Penguin, Panda, Hummingbird ve Pigeon gibi isimlerle karşılaşmışlardır. İşte bunlar önemli algoritma güncellemelerinin isimleridir. Her biri web sitenizin sıralamasını belirlemede farklı bir yönü kontrol eder. İsterseniz bu Google algoritma güncellemelerinin anlamlarından ve işlevlerinden bahsedelim.



Panda Güncellemesi

Panda algoritması yüksek kaliteli web sitelerini üst sıralara yerleştirmek, başka bir deyişle kalitesiz ve spam siteleri arama sonuçlarında son sıralara atmakla sorumludur. Bu nedenle sayfaların içeriklerini detaylı olarak inceler. 

Panda algoritması gereği blog içeriklerinizin üst sıralarda çıkması için kaliteli, faydalı ve özgün olması gereklidir. Ayrıca Onpage yani site içi SEO ayarlarınızın doğru yapılmış olması gerekir. 

Penguin Güncellemesi

Penguen güncellemesi ise sitelere verilen linkleri inceler ve kontrol eder. Kaliteli backlinklere sahip siteleri arama sonuçlarında üst sıralara çıkarırken, backlinkleri manipüle eden ve filtreye takılacak kadar yapay backlinkler alan siteleri arka sayfalara atar.

Penguen algoritması gereği sitenize backlink çalışmaları yaparken dikkatli ve özenli davranmalısınız. Niceliğe değil, niteliğe önem vermelisiniz. Backlink aldığınız sitelerin de arama sonuçlarında üst sıralarda çıkan, Google nezdinde itibarlı siteler olmasına dikkat etmelisiniz.

Hummingbird Güncellemesi

2013 yılında hayatımıza giren Hummingbird algoritması, kullanıcıların arama sorgularına anlamaya yönelik bir güncellemedir. Kullanıcıların yaptığı aramaya odaklanarak gerçekten ne aradığı ile ilgili varsayımlarda bulunur. Örneğin “İstanbul’un en iyi pizzacısı” diye bir arama yaptığınızda, yapığınızda aramada restoran kelimesi geçmemesine rağmen Hummingbird bunu da aradığınızı varsayarak arama sonuçlarında “İstanbul’un en iyi pizza restoranı” sorgusunu da gösterir.

Hummingbird algoritmasını lehinize çevirmek için çözüm odaklı ve kullanıcıların sorularına yönelik içerikler üretmek faydalı olabilir. 

Pigeon Güncellemesi

Pigeon, Google’ın yerel arama algoritmasıdır. Arama sorgularını Google haritalar ve yerel dizinler ile bütünleştirir. Böylece konum tabanlı aramalar yaparak kullanıcıya en yakın mekan ve işletmeleri üst sıralara taşır. Örneğin “pizza restoranları” diye arama yaptığınızda arama sonuçlarında ilk olarak size en yakın restoranları göstermeyi amaçlar.

Pigeon algoritması daha çok mekan ve işletmeler için geliştirildiğinden biz bloggerları olumlu veya olumsuz etkileyen bir durum söz konusu değildir. 

Son Sözler

Bir yerde duyduğunuzda veya okuduğunuzda yabancılık çekmeyin diye Hummingbird ve Pigeon’dan da bahsettim ancak bir blogger olarak sizin için en önemli 2 güncelleme Panda ve Penguen güncellemeleridir. bunun için de yapmanız gerekenler temel şeyler kaliteli sitelerden link almak, kaliteli içerikler üretmek ve bu içerikleri Google’ın anlaması için gerekli ayarları yapmaktır.


Konu ile ilgili şu kaynaklardan faydalanabilirsiniz: 

BLOGGER

BloggerBlogger, kısa zaman içerisinde internet üzerinde son derece popüler olan ve ilgi çeken içerik yönetim sistemleri arasında yer alır. İnternet teknolojilerinin gelişmesi ve farklı yazılımların ortaya çıkması ile birlikte sunulan hizmetlerin kapsamında da çok ciddi farklılıklar söz konusu olmuştur. Türkiye, her geçen gün farklı bir hizmet ile tanışıyor ve bunu aktif olarak kullanma yolunda da önemli adımlar atıyorlar. Google, bildiğimiz üzere internet teknolojileri dediğimiz zaman tüm dünya genelinde aklımıza gelen ilk kuruluştur.
Zaman içerisinde insanlara tamamı ile ücretsiz hizmetler sunarak bu anlamda fark yaratan firmanın en büyük projelerinden birisi olarak Blogger sistemini gösterebiliriz. Bu sistem, tamamı ile ücretsiz olarak sunulan bir çeşit web sitesi oluşturma aracı olarak da biliniyor. Sistem ile alakalı olarak çok daha geniş kapsamlı bir bilgi verme amacındayız.

Blogger Nedir?

Blogger sistemi, Google firması tarafından ücretsiz olarak sunulan ve gelişmiş XML kod biçimleri ile hazırlanmış ücretsiz bir İçerik Yöntim Sistemi olarak dikkatleri çekiyor. Bu sistem, diğer birçok farklı içerik yönetiminin aksine PHP kodlama biçimini değil XML kod biçimini tercih etmiş ve bu anlamda da farkını ortaya koyarak kolay geliştirilebilir bir yapı haline gelmiştir. Ülkemiz genelinde son birkaç sene içerisinde bilhassa bayan blogcuların sayısında ortaya çıkan rakamsal artış da ciddi anlamda ilgi çekiyor.
Blogger sistemi sayesinde artık herkesin bir web sitesi olabiliyor. Google firmasının sistem içerisinde ücretsiz olarak sunduğu tema seçeneklerini de anlık olarak tercih ederek görsellik anlamında tam kafanızdaki gibi bir web sitesi oluşturmak artık çok daha kolay bir hale geldi.

Blogger Ne İşe Yarar?

Blogger sistemi tamamı ile ücretsiz olarak sizleri web sitesi sahibi yapmaktadır. Tamamı ile Google hizmeti olduğundan dolayı son derece güvenilir ve kaliteli bir sistemdir. Blogger oluşumunun asıl amacı da budur. Herkes web sitesi sahibi olsun ve internet üzerinde paylaşımlar yaparak katkı sağlasın diye Google firması yetkilileri bu konu ile alakalı olarak çalışmalarını tamamlamış ve Blogger sistemini oluşturmuştur. Bu sistem, kayıt aşamasında sizlerden sadece bir mail adresi istiyor ve sizleri otomatik olarak web sitesi kurulum ekranına yönlendiriyor.
Blogger sistemi içerisinde dilediğiniz içeriğe sahip dilediğiniz temayı kullanarak inanılmaz web siteleri ortaya çıkarmanız mümkün hale gelecek. Bu sistem sayesinde online ortamdaki paylaşımcı web sitelerinin sayısı da artacak. Sistem bildiğimiz BLOG sistemidir. İçerisine yazı girerek paylaşımlarda bulunabileceğiniz bir günlük olarak da kullanabilir, ilerleyen süreçte Google Adsense imkanlarını da kullanarak sistem üzerinden çok ciddi gelirler elde edebilme şansına da sahip olabilirsiniz.